KUTSAL BİR EMÂNET: KUDÜS

Kudüs Müslümanlar için önemli bir kutsiyete sahiptir. Bunun en önemli  nedenleri   Kudüs’te   bulunan  Mescid-i  Aksa’nın  Müslümanların  ilk  kıblesi  olması,  Kudüs’ün  ilahi tebliğe  şahitlik  etmesi  ve  Peygamberimiz  Hz.Muhammed’ in   Mescid-i  Aksa’dan  miraca  yükselmesidir. Cenabıhak İsra Sûresi’nin ilk  ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Kulunu birtakım ayetlerimizi göstermek için  bir  gece  Mescid-i  Haram’dan  çevresini  mübârek  kıldığımız  Mescid-i  Aksa’ya  yürütenin  şanı  pek  yücedir.” 
       Kudüs’ün  bir  başka  önemi  ise  Allah’ın  mukaddes  camilerinden  biri  olan  Mescid-i  Aksa’ya  ev  sahipliği  yapmasıdır. Allah Teala  mealini  vermiş  olduğum  ayeti  kerimesinde,

Mescid-i  Aksa’nın  ilahi  bir  ayet  olduğunu  ve  çevresini  mübarek  kıldığını  apaçık  dile   getirmiştir. Şayet  Kudüs’ün  Allah  katında  bir  değeri  olmasaydı, Allah  Resulullah (s.a.s.) ‘i Mescid-i  Haram’dan  direkt  miraca  yükseltebilirdi.Fakat  ona  birçok  ayet  ve  delilleri  göstermek  için  evvel  olarak  Kudüs’te  bulunan  Mescid-i  Aksa’ya  getirtmiş  ve  bu  kutsal  mescitten miraca  yükseltmiştir.Dolayısıyla  Allah’ın  ayetleri  Müslümanlarındır  ve  Allah’ın  mescitlerine  ancak  Müslümanlar  sahip  çıkabilirler.Kudüs’ü  koruması  gereken  sadece  Filistin halkı değildir.Bütün Müslümanların  bu  konuda aynı  duyarlılığı  göstermesi lazımdır. Zira  bu  kutsal  mekanda  bulunan  Mescid-i  Aksa  Müslümanların  ilk  ortak  noktasıdır. Peygamber (s.a.s.)   Medine’de  kıldığı  bir  namaz  esnasında  kıbleyi  Kudüs’ten,  Mekke’de  bulunan  Mescid-i  Haram’a  çevirmiştir.Bu  olay  Peygamber  Efendimiz  (s.a.s.)’e   gelen  ilahi  bir  ayetle  gerçekleşmiştir.Nitekim  şanı  pek  yüce  olan  Allah  Azze  ve  Celle  Bakara  Süresi’nin  144.  ayetinde: “Yüzünü  göğe  çevirip  durduğunu  görüyoruz.Hoşnut  olacağın  kıbleye  seni  elbette çevireceğiz.Artık yüzünü Mescid-i  Haram semtine çevir;  bulunduğunuz yerde  yüzlerinizi  o  yöne çevirin.Doğrusu  kitap  verilenler  bunun  Rablerinden  bir  gerçek  olduğunu  bilirler.Allah  onların  yaptıklarından  gafil  değildir.”  buyurmuştur  ve  kıble  Allah’ın  emriyle  değişmiştir.Bu  ayetten  anlaşılıyor  ki  kıble  ancak  Allah’ın  emriyle  değişir.Öyleyse  Mescid-i  Aksa  da  Allah’ın  emri  ve  onun  bir  ayetiyle  kıble  olmuştur.Ne  var  ki  günümüzde  Siyonistlerin,  kutsal  mabedi  ortadan  kaldırmak  için  yaptığı  işgallere  karşı  dünya  Müslümanları  böyle  sessiz  kalıyor.Hani  nerde  Allah’ın  ayetine  sahip  çıkma  duygusu?Hani  nerde  Allah’ın  kutsal  kıldığı  mescit  ve  çevresini  zalimlerden  kurtarma  isteği?Oysa  Allah  Teala  Tövbe  Süresi’nin  18.  ayetinde  “Allah’ın  mescitlerini  ancak  Allah’a  ve  Ahret  Günü’ne  iman  eden,  namazı  dost doğru  kılan, zekat  veren ve  Allah’tan  başkasından  korkmayanlar  imar  eder.İşte  doğru  yola  ermişlerden  olmaları  umulanlar  bunlardır.”  buyurur.Mescitleri  ancak  Müslümanlar  imar  ederler.Ve  onları  koruyacak  olanlar  da  Müslümanlardır.

        Kudüs  kuruluşundan  bu  yana  vahyi  ve  ilahi  tebliği  temsil  etmiştir.Kudüs  bir  peygamberler  şehridir.Birçok  peygamber  burada  görev  yapmış,  bazıları  ise  hayatlarının  bir  kısmın  burada  geçirmiştir.Kur-an’ı  Kerim’in  bazı  ayetlerinde  Kudüs  kesin  olarak  belirtilmemiştir.Dünyada  en  mübarek,  en  mukaddes  mekanlar  mescitlerdir.Bu  kesindir  ki  Kudüs  ve  Mescidi  Aksa,  peygamberlerden  bize  kalan  bir  miras  ve  bir  emanettir.Bugün  bizim için  Mescid-i Haram’ın ve Mescid-i Nebevi’nin  değeri  ne  kadarsa, Mescidi  Aksa’nın da  bir  o kadar  değeri  olmalıdır.Zira  Resulullah (s.a.s)  bir  hadisinde  şöyle  buyurmuştur: “Yolculuk  ancak  şu  üç  mescitten  birine  olur.Benim  şu  mescidime,  Mescid-i  Haram’a  ve  Mescid-i  Aksa’ya.”(Müslim, Kitabu’l –Hac,  15/415,511,512)Bu  hadisi  şerifte  Mescid-i  Aksa’nın  kutsal  bir  ibadet  merkezi  olduğu  beyan  edilmiştir.Mescid-i  Aksa  harem  mescitlerinin  üçüncüsü  olarak  sayılmıştır.Kudüs  de  harem  mescitlerinden  birini  bağrında  barındıran  bir  İslam  şehridir.Peki  neden  Kudüs  bugün  bu  kadar  mahzundur?Kudüs’ün  boynunu büken, onun kanadını  kıran, onu  sellere  boğan  sadece  Siyonistler midir?Öncelikle

bu sorulara cevap  bulmak gerekir.Kudüs’ü  asıl sahipsiz  bırakan Müslümanlardır.Kudüs’teki bu  katliamların,  bu  işgallerin,  bu  zulümlerin  asıl  sebebi  Müslümanların  birlik  ve beraberliğinin  bozulmasıdır.Bunun  asıl  sebebi  Müslümanların  Müslümanlıklarını  tam  olarak  yerine  getirememeleridir.Merhum  Mehmet   Akif   şu  dörtlüğünde  Müslümanlığı  ne 

güzel  dile  getirmiştir: 

“Müslümanlık  nerede?Bizden  geçmiş  insanlık  bile…

Alem  aldatmaksa  maksat,  aldanan  yok,  nafile!

Kaç  hakiki  Müslüman  gördümse:  Hep  makberdedir;

Müslümanlık,  bilmem  amma,  galiba  göklerdedir!”

 

Gerçekten  de  tarihe  baktığımızda  gerçek  Müslümanların  makberde  olduğunu  görürüz. Dünya  yeni  Ebubekir-i  Sıdklar  beklemektedir. Dünya  yeni  Ömer-i  Faruklar,  yeni  Selahaddin-i  Eyyüpler  beklemektedir.Dünya artık  bu zulümlere  dur diyebilecek  mücahitler beklemektedir.Bir  kötülüğü  ve ya  zulmü  görüp de  ona  karşı  susmak  Müslümanların  vasıflarından  değildir.Nitekim  Allah’ın  Resulü (s.a.s.)  bir  hadisi  şerifinde   “Kim  bir  kötülük  görürse  onu  eliyle  değiştirsin.Şayet  eliyle  değiştirmeye  gücü  yetmezse  diliyle  değiştirsin.Diliyle  değiştirmeye  de  gücü  yetmezse  kalbiyle  hoş  görmesin  ki,  bu  imanın  en  zayıf  derecesidir.”(Müslim, İman, 78)  buyurmuştur.Yani  zulme  karşı  susmak  imanı  tehlikeye  atmak  demektir.Elbette  bir  gün  Kudüs  gerçek  anlamda  Müslümanların  hakimiyetine  girecektir.Bu dinin  gerçek  sahipleri  Kudüs’ün önemini  artık  kavramalıdırlar. Mescid-i  Aksa’nın  yeryüzünde  inşa  edilen  ilk  mescit  olduğunu  ve  bunun  bir  vahiy  sonucunda  gerçekleştiğini  anlamalıdırlar. Kudüs’ün  kutsiyetinin  ve  bu toprakların  mübarek  kılındığının  bilincine  varmalıdırlar. Resulullah (s.a.s.)  bir  hadisinde “Mescid-i  Aksa’ya  gidin ve orada  namaz  kılın.Eğer  oraya  gidemez, içinde  namaz  kılamazsanız,  kandillerinde  yakılmak  üzere  oraya  zeytinyağı  gönderin.”(Ebu Davut, Kitabu’s-Salat,14)  buyurmuştur. Burada zeytinyağını göndermekten maksat  Mescid-i  Aksa  ve  çevresinin  mukaddesliğinin  belirtilmesidir. Allah’ın  Resulü (s.a.s.)  bu  hadiste  Mescid-i  Aksa  ve  Kudüs’e  önem verilmesi  gerektiğini  dile  getirmiştir.Bir  başka  hadiste  ise  Peygamberimiz (s.a.s.)  “Allah  Ariş  ile Fırat arasını  mübarek(bereketli)  kılmış ve  özellikle  Filistin’i  mukaddes  kılmıştır.”   (Müslim, İman,82)   buyurarak,  Mescid-i  Aksa’nın,  Kudüs’ün  ve  Filistin’in  Müslümanlar  için  önemli  olduğunu  doğrudan  beyan  etmiştir.Allah’ın  mukaddes  kıldığı  bu  topraklar  bugün  bize  ağlamaktadır.Bugün  Kudüs’te  İslam  ile  şereflenmiş  Müslümanlar, ibadetlerini  gönül  rahatlığı  içinde  yerine  getiremediklerinden  bizlere  el  uzatmaktadırlar.Sadece  Filistinlilerin  değil,  bütün  Müslümanların  ortak  bir  varlığı  olan  Kudüs,  yeniden  hür  ve  özgürlüğüne  kavuşabilmek   için,   dünya  Müslümanlarına   “Uyanın!”  diye  seslenmektedir. Ve  artık   ey  Müminler! Allah’ın   ayetlerini   korumak  gibi   bir  görevinizin  olduğunu  hatırlayın.Ve  artık  ey  Müminler!Allah’ın  mukaddes  kıldığı  topraklara  sahip  çıkın.“Ey  iman  edenler!Düşmana  karşı  her  türlü savaş  tedbirini alın.Onlara  karşı  ya  küçük  birlikler  halinde  hareket  edin   ve  ya  topyekun  seferber  olun.”(Nisa, 71)

         Kudüs biz Müslümanlar için  korumamız  gereken  bir  kutsal  mescit  ve   yaralarını  saracağımız    bir  yetimdir. Kudüs bizim   davamızdır   ve   bize  emanettir.

Orhan Akat


  Kartal Mehmet Akif Ersoy Anadolu İmam Hatip Lisesi