KUDÜS'TE SON DURUM

09 Nisan 2020

Tüm dünyayı en ağır şekliyle etkileyen yüzyılın en büyük felaketi olan Covid-19 virüsü, ilk kıblemiz Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu Kudüs şehrinde de etkisini gösteriyor.

İşgal altında yaşayan Kudüslü Müslümanlar işgalden dolayı maruz kaldıkları baskı ve zulümlerin yanı sıra, korona virüsünün de etkisi ile tarihinin en zor günlerini yaşıyorlar.İşgalci İsrail devletinin sağlık bakanlığı ilk Covid-19 vakasını 21 Şubat tarihinde açıkladı. Tel Aviv yakınlarında bir hastanede yatmakta olan hasta karantinaya alınmıştı.

Artarak devam eden vakalar sonucunda tüm bölgeye kısa sürede yayıldı. Son olarak işgalci İsrail sağlık bakanlığının yaptığı yazılı açıklamada vaka sayısının 9 bin 500’e, ölü sayısının da 73’e yükseldiğini belirtirken, iyileşen hasta sayısının da 801 kişi olduğu aktarıldı. İşgalci İsrail bu rakamların kaçının Müslüman kaçının Yahudi olduğunu açıklamasa bile, yerel kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre açıklanan vaka sayısının %85’i Yahudi, %15’i Müslümanlara ait.

Covid-19 önlemleri kapsamında tüm okullarda eğitime ara verilirken, ikiden fazla kişinin bir araya gelmesi de yasaklandı.Ülkede ayrıca market, eczane, akaryakıt istasyonları ve bankalar dışında birçok ticari işletmenin kapatılmasına karar verildi.Korona virüsü nedeniyle işgal devleti İsrail'de ikamet edenler hariç tüm yabancıların ülkeye girişine de yasak getirildi.

Bu tedbirler kapsamında bölgedeki sinagog ve kiliseler de kapatılırken, Ürdün Vakıflar Bakanlığına bağlı olan Kudüs İslami Vakıflar idaresi de 23 Mart tarihinde Mescid-i Aksâ’nın ibadete kapatıldığını duyurmuştu.

İşgalci İsrail kendi vatandaşlarına yönelik tedbirler alıp yardım çalışmaları yaparken, Kudüslü Müslümanlar bu tedbirlerin ve yardımların dışında bırakıyor. Hatta Müslüman mahallelerinde gönüllü olarak dezenfekte çalışması yapan sivil Kudüslü Müslümanlar işgalci kolluk kuvvetleri tarafından tutuklandı.

İki kişinin bile bir araya gelmesini yasaklayan işgalci İsrail, Müslümanlara yönelik tutuklama ve evlerinin yıkımına ise ara vermeden devam ediyor. İsrail hapishanelerinde suçsuz yere yatmakta olan on binlerce Filistinli esirin salınmasına yönelik talepleri kabul etmediği gibi, onlara dezenfekte ürünlerinin temin edilmesine ve sağlık şartlarının iyileştirilmesine engel oluyor.

Kudüs’te Müslümanlara ait teçhizatlı yalnızca bir tane hastane bulunmaktadır. Normal şartlarda bile ihtiyaca karşılık veremeyen bu hastane şimdilerde tıkanmış durumda. Hastane tamamen yardımlar ve gönüllülük esasları ile ayakta duruyor. Görevli doktor ve sağlık ekipleri kendilerini hastanede karantinaya alarak hastane dışına çıkmıyor.

%86’ sının yoksulluk sınırının altında yaşadığı Kudüslü Müslümanlar, kısıtlı olan çalışma ve ticari alanlarının da durması ile birlikte ekonomik olarak çökmüş durumda.

“Türkiye varsa biz varız” diyen Kudüslüler, Türkiye’den gelecek olan yardımların yolunu gözlüyor.