Akademik Kudüs Seminerleri'nin 4. sü Gerçekleşti

       Mirasımız Derneği olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz ‘Kardeşlik Bilinci İçin Gençlerle El Ele’ projesi kapsamında Akademik Kudüs Seminerleri devam ediyor.           Proje kapsamında İstanbul'daki İmam-Hatip Liselerinden geçen sene mezun olmuş ve bu sene mezun olacak başarılı öğrencilerle gerçekleştirilecek seminerler (Akademik Kudüs Seminerleri) dizisi sonrası Kudüs’ü Şerif’e seyahat gerçekleştirilecek, İslam ve Osmanlı tarihi için önemli bir yer teşkil eden Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın tarihi ve manevi havasını solumaları için gençlere fırsat tanınacaktır.        Birlik Vakfı'nın ev sahipliği yaptığı Akademik Kudüs Seminerlerinin 4. sü 11 Nisan Cumartesi günü 15:30 'da gerçekleşti. Seminerde Gazeteci Yazar Ahmet Varol 'Günümüz Kudüs' hakkında seminer vermiştir.        Ahmet Varol konuşmasında; Hazret-i Ömer, Kudüs'te iken, Müslümanların imzaladıkları dokunulmazlık antlaşmasına ne derece bağlı kaldıklarını gösteren enteresan bir olay cereyan etmiştir; Halife Hazret-i Ömer ile Patrik, Kıyamet Kilisesini ziyaret ederken namaz vakti gelir. Patrik, namazı hemen oracıkta, kilisenin içinde kılması için Hazret-i Ömer'e ricada bulunur. Fakat Hazret-i Ömer, bu ricayı kabul etmeyerek, namazı kilisenin içinde kılmaz. Dışarı çıkarak avluda kılar. Patrik, Hazret-i Ömer'den bu şekilde hareket etmesinin  yani namazı içerde kılmayıp dışarıda kılmasının sebebini sorar. Hazret-i Ömer'in verdiği cevap son derece düşündürücüdür;                'Eğer ısrarlarınıza uyarak namazı kilisenin içinde kılsaydım, belki ilerde Müslümanlar, 'Ömer burada namaz kılmıştı' diyerek kiliseyi camiye çevirmeye kalkabilirlerdi. Böyle bir durum ise, size verdiğimiz, 'mâbedlerinize dokunmamak' söz ve ahdimize aykırı düşer. Kur'an bize, verdiğimiz söz ve yaptığımız andlaşmaları yerine getirmeyi emrediyor. Bu sebeple ben, içeride namaz kılıp da ilerde andlaşma şartlarını bozmaya sebebiyet verecek bir durum ortaya çıkarmak istemedim. İnsan, verdiği sözün arkasında mertçe durmalı; yanlış anlama ve uygulamalara fırsat tanımamalıdır.'