CUMHURBAŞKANIN'DAN TRUP'A TEPKİ; HOYRATÇA DAVRANAMAZSIN

Ülkemizin zayıflaması demek, Filistin, Irak, Küdüs'ün parçalanması demektir. ABD Başkanı Trump'ın yaptığı talihsiz açıklama bu gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur. Karar ne vicdan, ne uluslararası hukukla asla bağdaşmıyor.

Bu açıklama en büyük darbeyi BM Güvenlik Konseyi'ne vurmuştur. Tarihi geleceğe taşımak çok önemli. ABD'nin de altında imzası olduğu BM Güvenlik Konseyi'nin kararını ABD yok saymıştır. Altında imzan var ve bugüne gelmiş.

Şimdi imzayı inkar ediyorsun. Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Kimse uluslararası hukuku yok sayamaz. Böylesi hassas bir meselede hoyratça davranamaz.

İSRAİL İŞGAL DEVLETİDİR

Lime lime ettiler İsrail o bölgenin tamamını işgal etti. İsrail bir işgal devletidir. Polisiyle bütün oradaki gençleri terör estirerek vuruyorlar. Güçlü olmak haklı olmak anlamına gelmez. Haklı olan güçlüdür.

Bu karar bir defa bölgeyi ciddi manada tahrik ve tahrip etmektedir. Trump ben yaptım oldu anlayışıyla bir yere gitmek istiyor. Dünyayı yönetmek bu kadar kolay değil. Büyük ülkelerin liderleri, dünyada çatışmakla değil barıştırmakla görevlidir.

Birilerinin keyfi için on milyonlarca insan canından oluyor. Birileri aldıkları kararları kendileri çiğnediği için topraklar gasbediliyor. Dünya beşten büyüktür dememizin sebebi bu orman kanunu düzenine rıza göstermememizdir. Güçlü olanın borusunun öttüğü bir yapının barış üretmesi mümkün değildir. Asıl sorun sistemin kendisidir.

ABD'NİN KUDÜS KARARININ HİÇBİR GEÇERLİLİĞİ YOK

Bizim itirazlarımızın tepki çekmesinin yegane sebebi budur. ABD'nin Kudüs'le ilgili kararının bizim nezdimizde hiçbir geçerliliği yoktur. Kudüs senelerdir Filistinlilere devlet terörü uygulayan bir ülkenin insafına terk edilemez.

Kudüs'ün kaderi 1967'den beri hiçbir hukuk ahlak tanımadan Filistinlilerin topraklarını gasbeden işgalci bir devlete bırakılamaz. Kudüs bizim gözbebeğimizdir. Kudüs bizim ilk kıblemizdir. Bizim için bir kırmızı çizgidir. Alınan karar tam anlamıyla bir provokasyondur. Bu provokasyonun arkasında evangelistler var.

Bunu bizzat zaten sayın başkandan dinlemiş birisiyim. Müslümanlar gibi hristiyanların da Kudüs üzerindeki haklarını ayaklar altına alınan bu karara asla rıza göstermeyeceğiz. Hukuk ve meşruiyet mücadelesini sürdüreceğiz. Hukuki süreci yine aynı şekilde dikkatlice takip edeceğiz. Müslümanlar haklı oldukları bir meselede kışkırtmalara gelerek işgalcilere malzeme vermemelidir. Tepkimizi gösterirken demokrasiden ayrılmamalıyız. Biz asla ırkçı değiliz, olamayız.